Duyurular
Son Kayıtlar
 

Saz çalıp, türkü söylüyor diye yurda almadılar



Kantinin kirası arttı, öğrencilere öğle tatili yasağı geldi



Canın annesi artık kek yapmasın

İZMİR - Ege Üniversitesi (EÜ) Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi (EKAM) Müdürü Doç. Dr. Nevin Yıldırım Koyuncu, ilköğretimdeki matematik problemlerinde cinsiyet eşitsizliğinin öğretildiğini savunarak, bu yöndeki şikayetlerini Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerine ilettiklerini bildirdi.

Koyuncu, cinsiyet eşitliğinin okullarda da öğretilmesi gerektiğini, ilköğretim kitaplarında yer alan matematik sorularının metinlerinin gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Annesi kek yapan Canın arkadaşları eve geldi, kek 6 dilimdi, üçte ikisini arkadaşları yedi, kaç dilim kaldı? gibi metinlerin bilinç altına cinsiyet eşitsizliğini işlediğini savunan Koyuncu, şöyle devam etti:

Bilinç altında keki yapan hep anne. Mesele annenin keki yapması değil. Anne ev işi yapıyor, çocuk büyütüyor. Oysa bir başka soruda Babası Cana harçlık verdi, Can gitti, kalem aldı ifadesi yer alıyor. Dolayısıyla alttan alta çocuğa cinsiyet eşitsizliği öğretiliyor.

İş bölümü, sosyal kimlik yapılıyor. Büyüyünce siz de böyle olacaksınız anlayışı yerleştiriliyor. Bunlarla ilgili çalışma ve öneriler yapıldı. Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinin de yer aldığı bir toplantıda bu görüşlerimizi, dileklerimizi ilettik. Önerilerimizin hayata geçmesini bekliyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri de çağrımıza olumlu yanıt verdi. Hatta yeniden görüşmek istediler.
  
KADINI SÖZLÜ VE CİNSEL ŞİDDET DAHA ÇOK YARALIYOR
Fiziksel şiddetin son günlerde cinayetlerle daha çok gündeme geldiğini, fiziksel şiddetin saklanamadığını belirten Nevin Yıldırım Koyuncu, sözlü, cinsel ve ekonomik şiddetin de kadının maruz kaldığı diğer şiddet türleri olduğunu anlattı.

Sözlü ve cinsel şiddetin topluma yansımadığını kaydeden Koyuncu, Yapılan çalışmalarda kadının en çok zoruna giden, kadına en çok zarar veren şiddetin cinsel ve sözlü şiddet olduğu ortaya çıktı. Kadına ve yakınlarına hakaret içeren sözler, kadını daha çok yaralıyor dedi.

Fiziksel şiddete maruz kalan bir kadının tüm belgelere ve raporlara rağmen kendini koruyamadığını ifade eden Nevin Yıldırım Koyuncu, mahrem sayılan ve dört duvar arasında yaşanan sözlü ve cinsel şiddetin kanıtlanamadığını ve topluma da yansımadığını ifade etti.
  
SIĞINMA EVLERİNDEKİ KADINLARI ARAŞTIRACAKLAR
EKAMın ortak olduğu bir araştırmayla sosyolog ve psikologların sığınma evlerinde araştırma yapacağını bildiren Koyuncu, şiddete maruz kalan kadınların eğitimi, sosyal statüsü gibi konuların araştırılacağını ifade etti.

Konuyla ilgili envanter çalışmalarının yeterli olmadığını savunan Nevin Yıldırım Koyuncu, Kadınların depresyon durumu araştırılacak. Verileri elde etmeye çalışacağız. Araştırmaya katılacak gönüllü kadın bulmakta zorlanabiliriz ancak böyle bir çalışmanın da yapılması gerekiyor dedi.


Okul temsilciliği seçimi, milletvekili seçimlerini aratmadı



Milli Güvenlik dersi israf mı?



Bacağı kırılan çocuk 1 haftada okula dönebilecek



Özcandan mecburi hizmet açıklaması



Rehber öğretmenler yetersiz çıktı!



 Öğrenciyi başarı değil, para mutlu eder



Başı örtülü öğrenciler de eğitim hakkına sahip



Türk-Alman üniversitesi eğitime başlıyor



Akıl Oyunları, ders konusu oldu



Jurassic Landden eğitime destek



Üniversite kayıtları için yarın son gün



Üşüyoruz Suat abi dedi; sesini duyurdu



Katsayıyı tamamen kaldıracağız

İSTANBUL - YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi akademik yılı ile Uluslararası Mehmet Akif Milli Birlik ve Bütünlük Sempozyumunun açılış töreninde yaptığı konuşmada, yeni akademik yılın bu üniversite ve Türkiyedeki diğer üniversiteler için hayırlı olmasını diledi.

Görevleri süresince yaptıkları çalışmalara işaret eden Özcan, İcraata başladığımız ilk zamanlarda yükseköğretimin en acil problemi kontenjanlar ve üniversite sayılarıydı. Kontenjanlarımız, liseden mezun olan öğrencilerimizin üniversiteye girmesine maalesef el vermiyordu. İlk olarak kontenjanları artırdık. Dört kişiden biri girerken üniversiteye dört yıl önce, iki öğrenciden birinin girmesine zemin hazırladık diye konuştu.

Özcan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetin katkılarıyla üniversite sayılarının artırıldığını vurgulayarak, dört yıl önce yaklaşık 70 olan üniversite sayısının bugün 165e ulaştığını aktardı.

Üniversite sayısının artmasıyla kontenjan konusunun halledildiğini ifade eden Özcan, Ancak hala üniversite öğretim üyesi bulmak gibi ciddi bir sorunumuz var dedi.

Özcan, kendilerinden önce katsayı konusunda öğrenciler arasında korkunç bir eşitsizlik olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

Yaptığımız çalışmalarla herkesin kolaylıkla geçebileceği bir katsayı farkı üzerinde anlaştık. Meclise, katsayının hiç olmamasını sağlayacak bir tasarı sunduk. Katsayıyı tamamen kaldırmayı ve öğrenciler arasında tam bir eşitlik sağlamayı amaçlıyoruz. Kamuoyunda takdir toplayan bir başka icraatımız, başörtüsü ve kılık-kıyafet serbestisiyle alakalıydı. Bunu, üniversite özerkliğinin bir şartı olarak gördük ve yapılan uygulamayı hiçbir zaman tasvip etmedik. Şimdi üniversitelerimizin neredeyse tamamında mesele halledilmiştir. 30-35 civarında hocamızın hala buna karşı duruşu var, onları yakından takip ediyoruz. Yakında bu mesele de hallolmuş olacak.

Türkiyeye daha fazla yabancı öğrenci çekmek istediklerini dile getiren Özcan, Son 4 yılda yabancı öğrenci sayısı 16 binden 26 bine çıkmıştır. Ancak bunu yeterli görmüyoruz, çünkü bizim dışarı yolladığımız öğrenci sayısı 50 bindir. Hiç olmazsa gidenle gelen öğrenci sayısını eşitlemeyi, daha sonra da bunu katlayarak devam ettirmeyi düşünüyoruz. Bu, vakıf üniversiteleri için hayati öneme sahiptir diye konuştu.

Özcan, bunun, YÖKün rekabete açılması ve ne kadar iyi olduklarının görülmesi için de son derece gerekli olduğunu vurgulayarak, Bunu yapabilmek için ciddi bir yapısal değişiklik yaptık, YÖSü kaldırdık. Bu sınav, yabancı öğrencilere sanki gelmeyin demekle eşit bir uygulamaydı ifadesini kullandı.

Türk üniversitelerinin yabancı üniversitelere entegrasyonunu daha iyi yapabilmek için Mevlana isimli bir değişim programı ortaya koyduklarını anlatan Özcan, Sayın Başbakanımızdan ricamız, ziyaret ettikleri yabancı ülkelerde bundan bahsedip, oradaki üniversitelerin Türk üniversiteleriyle anlaşma yapmalarını sağlamak ve bu sayede öğrenci ve öğretim üyesi değişimini başlatmaktır. Bunun bütün mali külfeti YÖKün üzerindedir şeklinde konuştu.

Özcan, Öğretim Üyesi Yetiştirme Programından (ÖYP) da bahsederek, Sayın Başbakanımız, bize verdikleri 5 bin kadronun yanında bu amaç için ilave 3 bin 500 kadro vermektedirler. Ülkemizin ihtiyaçları göz önüne alındığında, ki 20 bin öğretim üyesine ihtiyacımız var bugün itibariyle, ÖYP projemiz can simidi niteliğindedir şeklinde konuştu.

Yabancı dil konusunda Türkiyede milletçe fazla bir bilgi ve birikimin olmadığından duyduğu üzüntüyü dile getiren Özcan, bu konuda yaptıkları çalışmaları anlattı.

ULUSAL ÖĞRENCİ KONSEYLERİNE ÖNEM VERİYORUZ  
Özcan, ulusal öğrenci konseylerine önem verdiklerini aktararak, şöyle devam etti:

Öğrencilerimizle olan ilişkilerimizi onların kanalıyla yapmak istiyoruz. Bu anlamda kendilerine YÖKte bir oda ve büyük bir salon tahsis ettik. O salonda bizimle daha yakından çalışma imkanı buluyorlar. Böylece, öğrencileri temsil ettiğini iddia eden marjinal grupların biraz daha etkisini azaltmak niyetindeyiz.

Tüm öğretim elemanlarını, yabancı lisanlarını cilalamak ve dışarıdaki bilim adamlarıyla network kurmak amacıyla yurt dışına yolladıklarını anlatan Özcan, Bazı üniversitelerin bundan haberi yok. YÖKte böyle bir imkan var, lütfen herkes bundan yararlansın. Bu programın bütün finansmanı YÖK tarafından karşılanmaktadır diye konuştu.

Özcan, bilimsel yayınlar konusuna da işaret ederek, Bilimsel yayınlar, bizi memnun eden ama henüz ülkemize çok yarar sağlamayan bir noktada olan bir mesele. Bilimsel yayınlarda Avrupada yedinciyiz, bilimsel yayın artış hızında da dünyada üçüncüyüz. Ancak bu yayınlardan patent çıkarmada çok geri kalıyoruz. Üniversitelerin bu konuda biraz yardıma ihtiyacı var şeklinde konuştu.

Kendilerinden önceki idarenin vakıf üniversiteleriyle ilgili bir icraatı yasakladığını ifade eden Özcan, vakıf üniversitelerinin önünü açtıklarını kaydetti.


Yurtdışında staj şansı



Lisede 1 metre uyarısı



İş derdi çekmemek için bu bölümleri seçiyorlar



Müdürlerden sonra sıra öğretmenlerde mi?