Duyurular
Son Kayıtlar
 

Velilere aşırı kaygı uyarısı



3 milyon öğrenci ders başı yapacak



Üniversite öğrencileri dikkat!



Kilisin göz bebeği: 7 Aralık Üniversitesi



Matematik ve Türkçe korkusu sona erecek



Atatürk ilkeleri MEBden gitti



Üniversiteler yeni akademik döneme hazır



16 milyon öğrenci ders başı yapacak



Katsayının adı bile kalkıyor



19 Eylül sabahına dikkat!



Göremeyen çocuğun okuldaki başarısı da düşer!



Yurt kayıtları için son hafta



Parayla tez yazılır!



Minik öğrenciler için okul zili çaldı

ANKARA - Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Ankara Valisi Alaaddin Yüksel, MEB Okulöncesi Eğitimi Genel Müdürü Funda Kocabıyık ve Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan, Eryaman Başak Anaokulunda düzenlenen 2011-2012 intibak (uyum) dönemi açılış programına katıldı.

Dinçer, konuşmasına Bugün, bizim için çok sevinçli, heyecan dolu bir gün. Çocuklarımız cıvıl cıvıl ve onların sevinçli bir gününü, başka bir ifadeyle bir mürüvvetini daha görüyoruz. Bu çocuklarımızın okullaşmaları, onların hayatla uyum sağlamaları için ciddi bir adım atıyoruz bugün diyerek başladı.

Son yıllarda eğitimde özellikle altyapıda çok ciddi mesafeler katedildiğini belirten Dinçer, bundan 7-8 yıl öncesine kadar Türkiyede çok düşük okullaşma oranlarıyla, düşük derslik ve öğretmen sayılarıyla ciddi sorunlar yaşandığını söyledi.

Dinçer, şöyle dedi:

Aslında bu sorunlarımızın hepsi ortadan kalkmış görünmüyor. Hala dersliklerle ilgili sorunlarımız var. Türkiyede 2002 yılına kadar yaklaşık 335 bin civarında derslik yapılmış iken, 2002 yılından günümüze kadar 163 bin yeni derslik yapıldı. Ama hala yaklaşık 160 bin dersliğe ihtiyacımız bulunuyor.

2002deki yaklaşık 530 bin civarında öğretmen sayısına o günden bugüne tam 300 bin öğretmenin ilave edildiğini ifade eden Dinçer, Bunlardan emekli olanları düştüğümüz zaman, hala yaklaşık 150 bin civarında öğretmene ihtiyacımız bulunuyor dedi.
  
YÜZDE 100Ü HEDEFLİYORUZ
Bakan Dinçer, şunları kaydetti:

Bütün bunlara rağmen altyapı yetersizliği ne kadar fazla olursa olsun, fiziki şartlarımız ne kadar yetersiz bulunursa bulunsun bu sorunları aşacak yegane güç öğretmenlerimizin elindedir. Öğretmenlerimiz bütün yetersizlikleri kapatacak kadar ellerinde sihirli bir değneğe sahiptirler. Bu da öğretmenlik mesleğine sahip çıkmaları, onu saygın bir konumda tutmaya çaba sarf etmeleri ve çocuklarımıza kendilerini adamalarıdır. Kendi çocuğunuz gibi demiyorum, herkesin çocuğu kendisine aittir, ama biz çocuklarımızı öğretmenlerimize emanet ediyoruz. Bu yüzden bir emanet gibi onlara sahip çıkmalı, onlara sevgiyle, şefkatle ve sabırla bir şeyler öğretmeye çalışmalıyız.

Eğitim alanında dünyadaki gelişmelerin takip edildiğini ifade eden Dinçer, şöyle devam etti:

Bu açıdan son yıllarda tüm dünyada giderek eğitim yaşının düştüğünü görüyoruz. Bu sebeple 3 ila 5 yaş arasındaki eğitimi ve okullaşma oranlarını artırmak için de özenle çaba sarf ediyoruz. 3-5 yaş arasında şu anda Türkiyede okullaşma oranı yüzde 43lere geldi. Oldukça iyi bir gelişme kaydettik son birkaç yıllık bir zaman diliminde. Sadece 5 yaşta zorunlu eğitimi sağlamaya çalışıyoruz. Bu açıdan bakıldığından tüm ülkemizde, 5 yaşındaki çocukların tamamının okullaşabileceği bir altyapı çalışmasını tamamlamak üzereyiz. 2013 yılında Türkiyede bütün 5 yaşındaki çocuklar için okullaşmayı yüzde 100e çıkarmayı hedefliyoruz. Bu günlerde 5 yaşındaki çocuklarda yüzde 67 civarında bir orana ulaşmış görünüyoruz. Dolayısıyla bu yıl sonuna kadar yüzde 80i aşacağımız bir projeyi, daha sonraki yıl da yine yüzde 100e yakın bir rakama ulaşacağımızı hedefliyoruz.

İYİ BİR NOKTAYA GELMİŞ BULUNUYORUZ
İlköğretimde şartların iyi olduğunu ifade eden Dinçer, İlköğretimde artık Türkiye makus talihini yenmiş gibi görünüyor. Yüzde 98,5 okullaşma oranı ile oldukça iyi bir noktaya gelmiş bulunuyoruz. Önümüzdeki yıllarda bu oranı yüzde 100e ulaştırma çabası içerisinde olacağız dedi.

Ortaöğretimde ise okullaşma oranının yüzde 69lara yaklaştığını dile getiren Dinçer, bu gelişmenin de iyi bir gelişme olduğunu ifade etti.

Dinçer, şöyle konuştu:

Ama biz önümüzdeki 4 yıllık süre içerisinde, okullaşma oranlarını ortaöğretimde yüzde 90ın üzerine çıkaracak bir hedefi kendimize koymuş bulunuyoruz. Önümüzdeki 4-5 yıllık süre içerisinde okulöncesi eğitimde yüzde 100, ilköğretimde yüzde 100 ve ortaöğretimde yüzde 90ın üzerinde bir okullaşma oranı ile Türkiye, bu zamana kadarki makus talihini yenmeye başaracak diye ümit ediyorum.

Özellikle kız çocuklarının okullaşma oranları ile ilgili ciddi gelişmelerin olduğuna işaret eden Dinçer, Ülkemizde, özellikle bazı bölgelerde kültürel mahiyette kız çocuklarının okuması ile ilgili birtakım engeller bulunuyordu diye konuştu.

Yapılan çalışmalar ve yürütülen kampanyalarla ortaya konulan çabaların netice verdiğini söyleyen Dinçer, ilköğretimde kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre sayısının yüksek olduğunu bildirdi.

Ortaöğretimde ise bu oranın yüzde 88 olduğunu, 100 erkek öğrenciye karşın 88 kız öğrencinin okuduğunu kaydeden Dinçer, ortaöğretimde cinsiyet oranlarındaki farklılığın azaltılmasını hedeflediklerini belirtti.


Çocuğunuzu başka çocuklarla kıyaslamayın



YURTKUR kayağa gönderiyor



Çocuğunuzun gözü okula hazır mı?



İTÜ mühendislikte dünya rekoru kırdı



800 milyon yetişkin okuma-yazma bilmiyor



Üniversiteye kayıt süresi uzatılmayacak