Duyurular
Çocuğunuzu aşırı kollamayın! Tarih : 29.09.2011 08:38:53
Çocuğunuzu aşırı kollamayın!KKTC/ANKARA - Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Klinik Şefi ve Başhekim Yardımcısı Doç Dr. Nesrin Dilbaz, kongre başkanlığını üstlendiği KKTCde düzenlenen 6. Ulusal Anksiyete Kongresinde yaptığı açıklamada, sosyal kaygı bozukluğunun (sosyal fobi) sık rastlanan bir ruh sağlığı sorunu olduğunu ve dünya genelinde yüzde 13 sıklıkta görüldüğünü söyledi.        

KKTC/ANKARA - Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Klinik Şefi ve Başhekim Yardımcısı Doç Dr. Nesrin Dilbaz, kongre başkanlığını üstlendiği KKTC'de düzenlenen 6. Ulusal Anksiyete Kongresi'nde yaptığı açıklamada, sosyal kaygı bozukluğunun (sosyal fobi) sık rastlanan bir ruh sağlığı sorunu olduğunu ve dünya genelinde yüzde 13 sıklıkta görüldüğünü söyledi.        

oplum önünde başkalarıyla birlikteyken yanlış bir şey yapacağından korkma, başkaları tarafından alay edilecek, aşağılanacak endişesi taşıma ve bundan dolayı toplum içinde yapılacak işlerden kaçınma davranışının sosyal fobi olarak tanımlandığını belirten Dilbaz, bunun çocuğun sosyalleşeceği 13-14 yaşlarında başladığını ifade etti.       

ilbaz, hekime başvuru yaşının genellikle hastalığın başlangıcından 15-25 yıl sonra olduğuna dikkati çekerek, bu gecikmenin sosyal kaygı bozukluğunun tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun bilinmemesi ve bunun kişilik özelliği olarak görülmesinden kaynaklandığını söyledi.
       
''UTANGAÇLIKLA KARIŞTIRILMAMALI''
Dilbaz, ergenlik çağında çocuğun içine kapanmasının ve toplum içinde olmaktan kaçınmasının utangaçlıkla karıştırılmaması gerektiğini vurguladı.        

nceden girişken, neşeli olan ancak birden bire içine kapanan kişilerde sosyal fobi gelişmiş olabileceğine işaret eden Dilbaz, bu belirtilerin aileler tarafından ergenlik ya da okul değişimi gibi nedenlere bağlanarak gözden kaçırıldığını dile getirdi.       

ilbaz, şu bilgiyi verdi:        

'Örneğin, üniversite dönemlerinde karşı cinsle arkadaşlık kuramama, kültürel etkinliklerin içinde yer alamama, bir toplantıda konuşma yapamama, önceden hazırlanmış bir raporu sunamama, başkalarının yanında yemek yiyememe-içememe, başkalarının oturduğu odaya girmekten kaçınma, ısrarlı bir satıcıya karşı duramama, arkadaş toplantısına, partiye girememe sosyal fobinin en belirgin özellikleridir.        

öz temasından kaçınma, ses tonunun düzleşmesi, iki büklüm başı öne eğik duruş, özür dileme ve kendini değersiz hissetme cümleleri, bir yabancı ile tanışma veya tanıştırılmaktan kaçınma, utanacak veya küçük düşecek bir şey yapma endişesi, ellerinin titremesinden korkma bu kişilerin yaşadığı sıkıntılar arasında yer alıyor.''
        
''YÜKSEK OKUL BAŞARISI, SOSYALLEŞMEYİ GERİLETEBİLİYOR''
Sosyal fobinin görülme sıklığı açısından Orta Doğu Teknik Üniversitesinde (ODTÜ) bin öğrenciyi kapsayan bir araştırma yaptıklarını belirten Dilbaz, öğrencilerin bu okula çok iyi puanlarla girdiğini, yüksek okul başarısına sahip olduğunu, araştırma için ODTÜ'nün bu yüzden seçildiğini anlattı.        

ilbaz, araştırma sonucunda ''öğrencilerin yüzde 21'inde sosyal fobi çıktığını'' ifade ederek, ''Yüksek okul başarısı, bu çocuklarda sosyalleşmeyi geriletebiliyor, baskılayabiliyor. Başarılı olabilmek için sosyal aktivitelerden uzak kalan gençler, başarılı ancak içine kapanık olabiliyor'' dedi.
       
''KETLEYEN AİLE, ÇOCUKTA SOSYAL FOBİ RİSKİNİ 3 KAT ARTIRIYOR''
Dilbaz'ın verdiği bilgiye göre, sosyal fobisi bulunan kişilerde aile yapısı çok önem taşıyor.       

ürekli eleştiren ebeveynler, çocuklarında sosyal fobi gelişmesine neden olabiliyor. Çocukların yetiştirilirken ketlenmemesi gerekiyor. Yaptığı güzel davranışların ödüllendirilmesi ve çocuğun onore edilmesi isteniyor. Olaylar karşısında 'Niye böyle yaptın? Bak olmadı işte' yerine 'Şu yolu da deneyebilirdin, belki şansın artardı' gibi cümlelerin kurulması öneriliyor. 'Yapamazsın, anlamazsın' gibi olumsuz cümleler kullanılmaktan kaçınılması gerekiyor.        

etleyen ailesi olan çocuğun, sosyal fobi sahibi olma riski 3 kat artıyor. Bu nedenle, öncelikle anne ve babanın daha çocukluktan itibaren çocuğuna 'yapabilirsin, başarabilirsin, istersen olabilir' gibi olumlu cümleler kurması ve onu teşvik etmesi tavsiye ediliyor.        

leri derecede kaygılı bir anne ya da baba aşırı kollayıcı ve koruyucu olabiliyor ve böylece çocuğun kendi başına araştırma ve inceleme yapma gereksinimini engelleyebiliyor. Böyle bir engelleme de çocuğun özerkleşmesini ve kendine güven kazanmasını zorlaştırıyor. Sürekli bir korku içinde olan çocuk, sürekli olarak kaçınıyor ve insanlarla karşı karşıya gelemiyor.        

osyal kaygıda doğum sırası da önem taşıyor. En utangaç çocuklar tek çocuklar olup, onları takiben ilk çocuklar geliyor. En küçükler en az utangaç olanlar. Buna göre kardeşlerin olması sosyal becerileri öğrenme ve test etme olanağını veriyor.
        
''YÜKSEK ORANLARDA ALKOL VE MADDE KULLANIMI GÖRÜLÜYOR''
Sosyal fobisi olan kişilerde korktukları durumlarla karşılaştıklarında sıklıkla çarpıntı, titreme, terleme, kaslarda gerginlik, midede burulma duygusu, ağızda kuruma, ateş basması ve üşüme duygusu ve kafada basınç duygusu ya da baş ağrısı gibi belirtiler görülüyor.        

ugün artık on kişiden birinde yaşamının bir döneminde sosyal fobi görülebildiği düşünülüyor. Stresli ve küçük düşürücü bir yaşantıdan sonra birden başlayabileceği gibi yavaş yavaş da ortaya çıkabiliyor. Çoğunlukla sürekli bir gidiş gösteriyor, erişkinlikte şiddetlendiği ya da kısmen hafiflediği olsa da hastalık genellikle yaşam boyu sürüyor. Bu kişilerde ayrıca yüksek oranlarda alkol ve madde kullanımı da görülüyor.        

osyal fobisi olan kişilerin intihar etme olasılıkları genel toplum ortalamasının yaklaşık iki katı olarak dikkati çekiyor. Toplumda sosyal fobisi olan çoğu kişi toplum önünde konuşmaktan korkarken, yarısından biraz daha azı yabancılarla konuşmaktan ya da yeni insanlarla karşılaşmaktan korkuyor. Hastaneye yatırılmayı gerektirmiyor.
       
''TEDAVİYİ ALMAYANLAR, KARİYER YAPMA ŞANSINI KAYBEDEBİLİYOR''
Sosyal fobi, çok uzun soluklu bir tedaviyi gerektiriyor.        

edavide, ilaç ve psikoterapi uygulanıyor. Bireysel terapinin dışında özellikle grup terapisinden büyük yarar sağlanıyor.      

lgili tedaviyi almayanlar, işlerinde kariyer yapma şansını kaybedebiliyor. Örneğin, imza atarken ellerinin titremesinden endişe eden bir bankacı, kendisine gelen müdürlük görevini reddediyor, viyolonsel çalan bir öğrenci, birebirken yüksek performans gösterirken arkadaşlarının yanında çalamadığından konservatuvarı bırakmak zorunda kalabiliyor.        

onuç olarak, zamanında tedavi edilmeyen kişiler, mesleklerinde ilerleyemiyor, genellikle bekar oluyorlar. Çünkü, evlilikte başarı gösteremiyorlar, ilişki kuramıyorlar. Kırsal kesimde, genellikle görücü usulü ile evleniyorlar. Kapanık, içine dönük oluyorlar.

1567 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
1 2 3 4 5 Bu Haber İçin Toplam 4/2 Kere Puan Verildi (Ort:2)
Kaynak: ntvmsnbc

Kategori ¬ Uzman Görüşleri

Yorumlar ( 0 )

Kayıtlı Yorum Bulunamadı

Diğer Haberler

İnternet bağımlısı olmasın!

İnternet bağımlısı olmasın!
İSTANBUL - İnternet, doğru kullanılmadığında kimi zaman çocuklar için büyük bir risk haline gelebiliyor. Uzman Psikolog Emin Dönmez, bazı anne-babaların, sokağa çıkmasını istemedikleri çocuklarını sosyal ilişkiden mahrum bırakarak bilgisayara ve yalnızlığa ittiğini belirtti.

 14.12.2011 09:09:30

Lise öğrencilerine yurtdışında burs

Lise öğrencilerine yurtdışında burs
İSTANBUL - YFU (Youth for Understanding) Uluslararası Eğitim ve Kültür Programları çerçevesinde; 2012-2013 eğitim-öğretim yılında lise öğrencileri, 1 yıl süre ile öğrenimlerini yurtdışında devam ettirecek.

 02.12.2011 14:06:41

Bilinçli aile; başarılı öğrenci demek!

Bilinçli aile; başarılı öğrenci demek!
KAHRAMANMARAŞ - Bilinçli aile, başarılı öğrenci projesinin amacı; ailelerin öğrencilerini ve çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmelerini sağlamak.

 30.11.2011 14:03:11

Her yıl 15 bin kişi yurt dışına gidiyor

Her yıl 15 bin kişi yurt dışına gidiyor
ADANA - Edufairs Yurt Dışı Eğitim Fuarları Genel Müdürü İzzet Aslantatar, yurt dışı eğitimin Türkiyede özellikle son 15 yıldır hızlı bir ivme kazandığını söyledi.

 25.11.2011 10:36:31

Öğretmen maaşı en az 2 bin 500 TLye çıkarılmalı

Öğretmen maaşı en az 2 bin 500 TLye çıkarılmalı
ANKARA - Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Stratejik Araştırmalar Merkezi, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla bir anket düzenledi.

 23.11.2011 08:52:22

Öğretmenler mutsuz ve borçlu çıktı

Öğretmenler mutsuz ve borçlu çıktı
ANKARA - Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, 24 Kasım Öğretmenler Günü ile ilgili yaptıkları anketin sonuçlarını açıkladı.  

 22.11.2011 12:51:12

Sürücü kurslarının yüzde 95i kapanır

Sürücü kurslarının yüzde 95i kapanır
MANİSA - Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğünün geçen Ekim ayında Ayvalık, Edremit, İzmir ve Manisadaki bazı sürücü kurslarına düzenlediği sahte doktor raporuyla sürücü belgesi verilmesine yönelik operasyonun ardından, Manisa İl Milli Milli Eğitim Müdürlüğü kentteki sürücü kurslarını mercek altına aldı.

 18.11.2011 09:55:42

Üniversiteliler meslek seçiminden mutsuz

Üniversiteliler meslek seçiminden mutsuz
İSTANBUL - Marmara Üniversitesi tarafından yaklaşık 30 bin öğrencinin katılımıyla yapılan Üniversite Tercih Anketi, öğrencilerin hayatlarıyla ilgili çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. 14 ilde yapılan ankete göre, öğrencilerin yüzde 54,55i seçtikleri bölümden memnun değil. Öğrencilerin yüzde 59,9unun ise babalarının istediği bölümü tercih ettikleri belirlendi.

 15.11.2011 10:01:42

Liseliler girişimcilikle tanışacak

Liseliler girişimcilikle tanışacak
İSTANBUL - TOBB İstanbul Genç Girişimciler Kurulu ile İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğünün düzenleyeceği Genç Girişimciler Liselilerle Buluşuyor söyleşileri, İstanbulun seçilmiş 5 bölgesinde her gün gerçekleştirilecek.

 14.11.2011 12:19:40

Öğretmenlere MEBden deprem kitabı

Öğretmenlere MEBden deprem kitabı
ANKARA - Deprem bölgesinde görev yapacak öğretmenlere, eğitime başlamadan önce çocukları yaşadıklarıyla ilgili konuşturmaları, dersleri daha kısa tutup, yavaş ilerlemeleri ve daha az ev ödevi vermeleri öneriliyor.

 02.11.2011 14:08:02