Duyurular
Üniversiteliler meslek seçiminden mutsuz Tarih : 15.11.2011 10:01:42
Üniversiteliler meslek seçiminden mutsuzİSTANBUL - Marmara Üniversitesi tarafından yaklaşık 30 bin öğrencinin katılımıyla yapılan Üniversite Tercih Anketi, öğrencilerin hayatlarıyla ilgili çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. 14 ilde yapılan ankete göre, öğrencilerin yüzde 54,55i seçtikleri bölümden memnun değil. Öğrencilerin yüzde 59,9unun ise babalarının istediği bölümü tercih ettikleri belirlendi.

İSTANBUL - Marmara Üniversitesi tarafından yaklaşık 30 bin öğrencinin katılımıyla yapılan ''Üniversite Tercih Anketi'', öğrencilerin hayatlarıyla ilgili çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. 14 ilde yapılan ankete göre, öğrencilerin yüzde 54,55'i seçtikleri bölümden memnun değil. Öğrencilerin yüzde 59,9'unun ise babalarının istediği bölümü tercih ettikleri belirlendi.

armara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Bülent Yılmaz, öğrencilerinin, üniversite sınavından sonra yaptıkları tercihten memnun olup, olmadığını belirlemek için anket çalışması gerçekleştirdiklerini bildirdi.

ılmaz, Kırıkkale, Mersin, Gaziantep, Bursa, Ankara, Yalova Kayseri, Malatya, Konya, Mardin, Diyarbakır, Samsun, Adana ve Edirne olmak üzere 14 ilde yaptıkları anket sonuçlarının düşündürücü olduğunu kaydetti.

'Tercihlerinizi yaparken en çok kimler etkili oldu?'' sorusuna 28 bin öğrencinin cevap verdiğini ifade eden Yılmaz, öğrencilerden yüzde 30'nun ailesi ve yakınlarının, yüzde 8'inin dershane rehberlik biriminin, yüzde 2'sinin okul rehberlik birimi ve öğretmenlerinin, yüzde 58'nin ise tamamen kendi araştırma ve isteğinin ve yüzde 2'sinin ise medyada yazılan popüler mesleklerin tercihlerinde etkili olduğunu kaydetti.

ılmaz, 18 bin gencin cevapladığı ''Tercihlerinizi yaparken bölüm seçimi mi öncelikli oldu, üniversite seçimi mi?'' sorusunda, öğrencilerin yüzde 22,35'i, ''üniversite ve şehir'', yüzde 29,41'i ''bölüm seçimi'' ve yüzde 48,24'ü ''her iki'' kriteri göz önünde bulundurarak tercih yaptığını belirtti.

eslek seçiminde 18 bin öğrencinin yüzde 13,64'ünde annesinin, yüzde 59,9'unda babasının, yüzde 13,64'ünde dershanedeki rehberlik öğretmeninin, yüzde 13,64'ünde ise okuldaki öğretmenlerin etkili olduğunu aktaran Yılmaz, ''Seçtiğiniz meslek sizi tatmin etti mi? Şimdi yine aynı seçimi yapar mıydınız? (18 bin öğrenci cevap verdi) 'Evet, aynı seçimi yapardım' diyenlerin oranı yüzde 45,45, 'Hayır, şimdiki aklım olsaydı, aynı seçimi yapmazdım' diyenlerin oranı yüzde 54,55 çıktı'' diye konuştu.

ılmaz, yaklaşık 18 bin öğrenciye sorulan, ''Kazanç konusunda hiçbir kaygınız olmasaydı, yine aynı mesleği mi seçerdiniz?'' sorusuna, öğrencilerin yüzde 50'sinin, meslek seçiminin kazanç kaygısıyla ilgisi olmadığını, yine aynı mesleği seçeceğini belirttiğini, yüzde 50'sinin ise başka meslek seçeceklerini söylediklerini kaydetti.

strong>''OKULLARDA MESLEK TANIMINA YÖNELİK BİRİMLER OLUŞTURULMALI''
İnsanların mutlu bir hayat sürmeleri için, meslek tercihinin çok önemli olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Bülent Yılmaz, şunları söyledi:

'Gerçekten sevdikleri işi yapmaları çok önemlidir. Önümüzdeki 1 yılı ya da 2 yılı düşünmemeleri gerekiyor. Önlerindeki 10 yılda nasıl bir hayat sürmek istiyorlar. Buna, öncelikle karar vermeliler. Ona göre tercihler yapmalılar. Öğrenciler, haklı olarak son sene çok büyük stres yaşıyor. Sonuçta, birkaç saatlik sınavla geleceklerini belirliyorlar. 'Bir üniversiteye gireyim de hangi bölüm olursa olsun' diyorlar. Bu da yaptığı işte mutlu olmamayı gündeme getiriyor. Onun için biz 4 yıllık lise döneminde okullarda meslek tanıtım birimi kurulmasını tavsiye ediyoruz. Önemli olan bu. Çocuk, dış ticaret, uluslararası ilişkiler veya diğer mesleklerin ne yaptığını, çalışma şartlarının ne olduğunu, istihdam alanının ne olduğunu 4. sınıfa geldiğinde her yönüyle bilmeli. Sevmediği bir bölümü okuyan öğrenciler, mutlu bir üniversite hayatı da geçiremiyorlar''

kuldaki rehber öğretmenlerinin, öğrencilerin meslek seçiminde çok etkili olmadığının tespit ettiklerini kaydeden Yılmaz, ''Çünkü okuldaki rehberlik daha çok çocukların sosyal ve psikolojik sorunlarıyla ilgili. Okullarda meslek tanımına yönelik bir birim oluşturulmalı. Biraz da rehber öğretmenleri, öğrencilere gereken bilgileri vermeliler. Meslek tanıtım birimlerinde, o yörenin yaptığı meslekte kendini kanıtlamış insanlar konuşmalı. Örneğin bir avukat gelip, mesleğinin farklı yönlerini, zorluklarını, bilinmeyen yönlerini anlatmalı'' ifadelerini kullandı.

ürkiye'nin, ataerkil bir toplum olduğunu dile getiren Yılmaz, ''Ailenin ekonomik gücünü tamamen baba üstlendiği için, çocuk yüzde 80 babayı örnek alıyor. Babanın baskınlığı, her zaman hissedilir. Aileler, çocuklarıyla özellikle ortaokul döneminde zaman geçirmeliler. Çocukların kabiliyetleri doğrultusunda, mutlu olabilecekleri tercihi yapmalarını sağlamaları gerekiyor. Aileler ve çocuklar branş seçiminde çok fazla bilgili olmadıkları için, yanlış tercihler yapabiliyorlar. Çocuklarımıza her duyguyu özgür ifade etme şansı vermemiz lazım. Ortaokuldan itibaren, mesleklerle ilgili bilgileri önüne sunmak lazım'' şeklinde konuştu.

2308 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
1 2 3 4 5 Henüz Puan Verilmedi  
Kaynak: ntvmsnbc

Kategori ¬ Uzman Görüşleri

Yorumlar ( 0 )

Kayıtlı Yorum Bulunamadı

Diğer Haberler

İnternet bağımlısı olmasın!

İnternet bağımlısı olmasın!
İSTANBUL - İnternet, doğru kullanılmadığında kimi zaman çocuklar için büyük bir risk haline gelebiliyor. Uzman Psikolog Emin Dönmez, bazı anne-babaların, sokağa çıkmasını istemedikleri çocuklarını sosyal ilişkiden mahrum bırakarak bilgisayara ve yalnızlığa ittiğini belirtti.

 14.12.2011 09:09:30

Lise öğrencilerine yurtdışında burs

Lise öğrencilerine yurtdışında burs
İSTANBUL - YFU (Youth for Understanding) Uluslararası Eğitim ve Kültür Programları çerçevesinde; 2012-2013 eğitim-öğretim yılında lise öğrencileri, 1 yıl süre ile öğrenimlerini yurtdışında devam ettirecek.

 02.12.2011 14:06:41

Bilinçli aile; başarılı öğrenci demek!

Bilinçli aile; başarılı öğrenci demek!
KAHRAMANMARAŞ - Bilinçli aile, başarılı öğrenci projesinin amacı; ailelerin öğrencilerini ve çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmelerini sağlamak.

 30.11.2011 14:03:11

Her yıl 15 bin kişi yurt dışına gidiyor

Her yıl 15 bin kişi yurt dışına gidiyor
ADANA - Edufairs Yurt Dışı Eğitim Fuarları Genel Müdürü İzzet Aslantatar, yurt dışı eğitimin Türkiyede özellikle son 15 yıldır hızlı bir ivme kazandığını söyledi.

 25.11.2011 10:36:31

Öğretmen maaşı en az 2 bin 500 TLye çıkarılmalı

Öğretmen maaşı en az 2 bin 500 TLye çıkarılmalı
ANKARA - Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Stratejik Araştırmalar Merkezi, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla bir anket düzenledi.

 23.11.2011 08:52:22

Öğretmenler mutsuz ve borçlu çıktı

Öğretmenler mutsuz ve borçlu çıktı
ANKARA - Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, 24 Kasım Öğretmenler Günü ile ilgili yaptıkları anketin sonuçlarını açıkladı.  

 22.11.2011 12:51:12

Sürücü kurslarının yüzde 95i kapanır

Sürücü kurslarının yüzde 95i kapanır
MANİSA - Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğünün geçen Ekim ayında Ayvalık, Edremit, İzmir ve Manisadaki bazı sürücü kurslarına düzenlediği sahte doktor raporuyla sürücü belgesi verilmesine yönelik operasyonun ardından, Manisa İl Milli Milli Eğitim Müdürlüğü kentteki sürücü kurslarını mercek altına aldı.

 18.11.2011 09:55:42

Liseliler girişimcilikle tanışacak

Liseliler girişimcilikle tanışacak
İSTANBUL - TOBB İstanbul Genç Girişimciler Kurulu ile İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğünün düzenleyeceği Genç Girişimciler Liselilerle Buluşuyor söyleşileri, İstanbulun seçilmiş 5 bölgesinde her gün gerçekleştirilecek.

 14.11.2011 12:19:40

Öğretmenlere MEBden deprem kitabı

Öğretmenlere MEBden deprem kitabı
ANKARA - Deprem bölgesinde görev yapacak öğretmenlere, eğitime başlamadan önce çocukları yaşadıklarıyla ilgili konuşturmaları, dersleri daha kısa tutup, yavaş ilerlemeleri ve daha az ev ödevi vermeleri öneriliyor.

 02.11.2011 14:08:02

İşte çocukları suça iten nedenler 

İşte çocukları suça iten nedenler 
GAZİANTEP - Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Özkan Yıldız, Gaziantep Cezaevindeki 169 hükümlü ve tutuklu çocukla görüştü.

Sosyal Destek Programı (SODES) kapsamında hazırlanan Birlikte Güzel Yarınlara projesi kapsamında Adalet Bakanlığından aldığı izinle cezaevindeki çocuklarla görüşen Doç. Dr. Yıldız, çocukları suça iten nedenlerin çok çeşitli olduğunu ancak ekonomik sebeplerin birinci sırada yer aldığını söyledi.

Yoksulluk, ailenin parçalanması ve aile içi şiddetin çocukları suça ittiğini ifade eden Yıldız, Görüştüğüm çocukların tamamına yakınının akraba çevresinin de suç işleyerek cezaevinde kaldığını tespit ettim dedi.

2008de Pozantı Cezaevinde yaptığı araştırmaya benzer sonuçları Gaziantepte de gözlemlediğini, hem çocukları hem de ergenleri suça iten koşullarda benzerlik tespit ettiğini belirten Yıldız, şöyle konuştu:

Görüşme yaptığım çocukların tamamına yakınının erkek olması dikkati çekici. Erkek çocuk yetiştirme ve sosyalleşme sürecinin sorunlu olduğunu tespit ediyoruz. Yani kız çocuk yok denilecek kadar az. Ailelerin erkek çocuk yetiştirmedeki davranış kalıplarının değiştirilmesi yönünde birtakım çalışmalara ihtiyaç olduğunu gözlemledik. Görüşme yaptığım çocuklar çok kolay bir şekilde suça karışmış ve kolay bir şekilde okuldan uzaklaştırılmış. Okullarını yarıda bırakan çocuklar tekrar okula dönmek istiyor. Bu konuda okul yönetimlerine ciddi görevler düşüyor. Sorunlu ve okulla çok ciddi sıkıntısı olan çocukların bazı özel tedbirlerle korunması, okul sistemi içerisinde tutulmasına ayrı ve özel bir önem verilmesi gerekiyor.

Yıldız, görüştüğü çocukların suçlarının genellikle, hırsızlık, gasp, yaralama, çok az da olsa terör suçları, kız kaçırma ve uyuşturucu satışı olduğunu ifade etti.
  
SOSYO-EKONOMİK FAKTÖRLER
Doç. Dr. Yıldız, suça ilişkin kuramsal açıklamalarda genellikle biyolojik ve psikolojik yaklaşımlardan bahsedildiğini ancak son dönemlerde genç ve ergen suçluluğunda sosyo-ekonomik faktörlerin biyolojik ve psikolojik faktörlerin önüne geçtiğini gördüklerini ifade etti.

Görüşme yaptığı çocukların yetiştiği sosyal ortamların da çok tehlikeli ve riskli olduğunu söyleyen Yıldız, Bu çocukların yakın akran ve akraba çevrelerinin suç işleyip cezaevinde kaldığı görüldü. Babası, dayısı, ağabeyi cezaevinde olan çok çocukla karşılaştık. Çocukların bu çevre dolayısıyla cezaevinden çıktıktan kısa süre sonra cezaevine döndükleri görülüyor diye konuştu.

Yıldız, cezaevindeki çocukların eğitim ve mesleki yeteneklerini geliştirmek, onların cezaevinden çıktıktan sonra takip edilmesini ve meslek edinmelerini sağlamak gerektiğine dikkati çekti.

Cezaevinden çıkan çocuğun okul sistemine tekrar dönüşü yolunda da çalışmalar yapılması gerektiğini bildiren Yıldız, çocukları topluma kazandırmanın çok önemli olduğunu kaydetti.

Yıldız, son dönemlerde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahinin dile getirdiği Aile Destek Uzmanlık projesinin çok faydalı olduğunu düşündüğünü, bunun acilen devreye girmesi gerektiğine inandığını belirtti.

3 yıl önce de Gaziantep Cezaevinde ve Adana Pozantı Bölge Cezaevinde tutuklu 142 çocukla görüştüğünü, o görüşmede de işsizlik, yoksulluk ve göçün çocukları önce sokağa ittiğini, ardından da suça bulaştırdığını tespit ettiğini ifade eden Yıldız, 142 çocuktan 80inin babasının işsiz olduğunu, düzenli geliri bulunmadığını belirlediklerini kaydetti.

 23.10.2011 07:57:04